Ücretin eksik ödenmesi

22. Hukuk Dairesi 2017/12264 E. , 2018/8627 K. “İçtihat Metni” MAHKEMESİ:İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ: ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak ve bildirim süresine uyulmaksızın davalı işverence feshedildiğini ileri sürerek, bakiye kıdem ve ihbar tazminatları ile ödenmediğini iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalının Cevap Özeti: Davalı vekili; davacıya kıdem tazminatının ödendiğini, ihbar öneli tanındığını, ücretlerinin banka hesabına yatırıldığını ve davacı iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı işçinin hafta tatili çalışması yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Somut olayda; davalı işyerinin bağ evi olduğu ve davacının orada oturduğu hususları göz önüne alınarak davacının hafta tatili çalışma alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre davacı işçi; davalıya ait bağ evinde tek başına bekçilik ve yanı sıra bağevindeki ağaçların, gül, çim, meyve ve sebzelerin ekim sulama, bakım, budama, ilaçlama işleri ile uğraşmaktadır. Yapılan işin niteliğine ve mahkemece dinlenen tanık anlatımlarına göre; davacının hafta tatili yapmaksızın çalıştığı anlaşılmakla, söz konusu talebin kabulü yerine reddi yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

3- Taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık; davacı işçinin ücret alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Somut olayda davacı işçi; davalıya ait işyerinde asgari ücret karşılığı çalışmış olup ödenmeyen ücret alacağının bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, davacıya ücretlerinin ödendiği gerekçesiyle ücret alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Ne var ki, davacının banka hesabına 25/05/2007 tarihine kadar aylık 350 TL, bu tarihten 05/03/2008 tarihine kadar ise aylık 400 TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş olup ödenmediği iddia edilen asgari ücretin altındaki bakiye ücretlerin ödendiğine ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşılmakla, bilirkişice hesaplanan bakiye ücret alacağının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı gerekçeyle söz konusu talebin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

4- Öte yandan, takdiri indirim sebebiyle reddedilen hariç olmak üzere, reddedilen toplam alacak miktarı 11.129,09 TL olup bu miktarın %12’si olan 1.335,49 TL ve hüküm tarihindeki AAÜT’nin 13. maddesinin 2. fıkrası nazara alındığında, davalı lehine 1.335,49 TL vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde “red edilen miktar üzerinden 1.280,61- 2.506,632- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacıya verilmesine “ şeklinde karar verilmesi de hatalıdır.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 16.04.2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.



Bir cevap yazın

Şimdi Ara